WTM (World Travel Market) Londra Turizm Fuarı 2014 Raporu

3-6 Kasım 2014 tarihleri arasında 35. kez düzenlenen WTM (Londra Turizm Fuarı)’na katılan “Marmaris-Köyceğiz-Datça Turizm Birliği” fuar sırasında yayınlanan “2014 Sektör Raporu” ile Dünya’nın önemli araştırma şirketlerinden olan Euromonitor International tarafından hazırlanan “Küresel Eğilimler Raporu”nu bölge turizmcilerimiz ve kamuoyu için özetledi.

WTM 2014 Sektör Raporu (WTM 2014 Industry Report)” özellikle İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda turizmi hakkında bilgilere ve bu ülkelerden yurtdışına yapılan seyahatlere ilişkin önemli bilgi veriyor.

Londra Fuarı’nda MARTAB’ı temsil eden Genel Koordinatör Sedat Kirt tarafından incelenen raporlardan bölge turizmcilerimiz için derlenen bazı dikkat çekici başlıklar şöyle;

- Birleşik Krallık ekonomisi 2014’te yüzde 2.9 büyüdü. Büyümenin 2015’te yüzde 2.4’lük oranda devam etmesi bekleniyor.

- İngiltere, İskoçya, Galler, Kuzey İrlanda (Birleşik Krallık) vatandaşlarının yüzde 70’i 2014 yılında en az bir kez tatil yaptı. Tatil yapılan yerler sıralamasında kendi ülkeleri olan Birleşik Krallık’la birlikte ABD, İspanya, Fransa başı çekiyor. Birleşik Krallık vatandaşlarının tatil için tercih ettiği diğer popüler ülkeler ise Avustralya, Yeni Zelanda, Çin, Japonya, Meksika, Kanada ve Tayland olarak sıralanıyor. Yüksek gelirli kesimin tatil için ABD’ye gittiği, bunda da “temalı park” olarak nitelendirilen Universal Stüdyoları, Disneyland, Legoland, Sea World gibi mekânların etkili olduğu belirtiliyor. Yine bu nedenlerden 2015 yılında Birleşik Krallık’tan tatile çıkacaklarının yüzde 18’inin tercihinin ABD olacağı tahmin ediliyor.

- Raporun ilgi çeken başlıklarından birisi de 2015’te yapılacak olan Birleşik Krallık Genel Seçimleri’ne yönelik bir anket. 2015’te tatil yapmayı planlayanlara uygulanan anket sonuçlarına göre seçim sonuçları bir koalisyon hükümeti doğuracak. Ankete katılanların yüzde 28’i Muhafazakar Parti’ye, yüzde 26’sı İşçi Partisi’ne, yüzde 15’i son yıllarda Avrupa Birliği karşıtı politikalarıyla büyük çıkış yapan UKIP’e (Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi’ne), yüzde 5’i de Liberal Demokrat Parti’ye oy vereceğini belirtmiş. Bu sonuçlara göre İngiltere’nin AB’den çıkması için politikalar üreten UKIP’ın lideri Nigel Farage’in hükümetin kurulmasında kilit rol oynayacağı öngörülüyor.

- Son yıllarda artan çevre duyarlılığı nedeniyle tatile çıkan Birleşik Krallık vatandaşlarının üçte birinin “sürdürülebilir turizm ve sorumluluk” anlayışıyla hareket ettiğini, rezervasyonlarını yaptırırken de bu duyarlılığı gösteren bölge ve tesislere öncelik verdikleri raporun önemli başlıkları arasında. Sektörün üst düzey yöneticilerinin yüzde 86’sı “sürdürülebilir turizm” anlayışının yaptıkları işin devamı açısından önemli bir bağ oluşturduğunu söylerken, bu oranın içindeki yüzde 50’lik kesim sürdürülebilir turizm kavramının kendileri için “merkezi” veya “çok önemli” bir seviyede bulunduğunu söylüyor. Bu başlık altında sürdürülebilir turizm konusunda sektöre örnek olarak TUI Travel tarafından yürütülen çalışmalar gösteriliyor. TUI’nin müşterilerini bilinçlendirme kampanyası ile 2015 yılında konaklama yapılan başlıca otellerinde konuk başına günlük su tüketimini 400 litreye, elektrik tüketimini ise 24 kilowatt/saate indirmeyi planladığı bildiriliyor. Bu kapsamda su tüketimi 2011’de kişibaşı 500, 2012’de 494 litre iken 2013 yılında 470 litre olarak gerçekleşmiş. Aynı şekilde elektrik tüketimi de 2012’de 26 kilowatt/saat iken 2013’de 24.3 kilowatt/saate düşmüş bulunuyor. TUI’nin Sürdürülebilir Turizm Departman Yöneticisi Jane Ashton yakın gelecekte çok sayıda otelin su sorunu yaşayacağını, bu tesislerin küçük yatırımlarla yüzde 20 oranında su tasarrufu, yüzde 10 oranında da enerji tasarrufu yapabileceğini belirtiyor. Ashton’a göre Akdeniz’de adalar üzerinde bulunan turizm merkezleri, özellikle de Kıbrıs ve Malta büyük su sıkıntısı yaşayacak olan yerler.

- Raporda, son 5 yılda internet üzerinden apart/ev/daire kiralama yoluyla tatil yapanların sayısındaki büyük artışa dikkat çekiliyor. Bu sektör 2013 yılında bir önceki yıla göre yüzde 23’lük artış sağlamış. 2013 yılında 1 milyonun üzerinde Birleşik Krallık vatandaşı 34 bin farklı şehirde veya bölgede bu yolla tatil yapmış. İngiliz Seyahat Acenteleri Birliği (ABTA) bu sisteme karşı tepkisini gösteriyor ve vergi kaybı yaşandığı için de ülkenin “kara ekonomisi” olarak değerlendiriyor.

- Tatilcilerin artan internet ihtiyacı da ana başlıklar arasında yer alıyor. Buna göre, tatile çıkanların yüzde 19’u yurtdışında cep telefonlarını kullandığını, yüzde 42’si ise otel rezervasyonlarında wi-fi (kablosuz internet) imkânına göre karar verdiklerini belirtiyor.

- Dijital teknolojinin rezervasyonlardaki önemi de hızlı bir artış gösteriyor ve on-line rezervasyonlarda mobil cihazlar daha sık kullanılır hale geliyor. 2018 yılına kadar on-line rezervasyonların yüzde 35’inin cep telefonu, tablet ve benzeri cihazlar üzerinden yapılması bekleniyor. Bu nedenle otel web sayfalarının tasarımlarının mobil cihazlara uygun şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Teknolojinin ilerlemesiyle önümüzdeki yıllarda akıllı kol saatlerine ve dijital gözlüklere mesaj gönderilmesi, son dakika otel fiyatlarının bildirilmesi, rezervasyon işlemlerinin yapılması, otele yön tarifi, akıllı kol saatlerinin oda anahtarı olarak kullanılması, uçuş öncesi uçuş kartının yüklenmesi gibi uygulamaların hayata geçirilmesi bekleniyor.

- Sosyal Medya kullanımındaki büyük artış da turizm sektörüne yön vermeye başlamış görünüyor. Firmalar satış ve pazarlama amacıyla sosyal medyaya yakın ilgi duyuyor. Dünya genelinde bu tür sayfaları kullananların sayısı 2013 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18 aratarak 1.7 milyar kişiye ulaşmış durumda. 2013’te günde ortalama Facebook’a 350 milyon, Instagram’a 58 milyon, WhatsApp’a 400 milyon fotoğraf yüklenmiş. Rapora göre, sosyal medyayı kullanan tatilciler otele giriş yaptıkları ilk 10 dakika içinde otelle ilgili bir fotoğrafı sayfalarında mutlaka paylaşıyor, ilk 3 poz ise oda penceresinden görüntü, yatak görüntüsü veya çevredeki manzara oluyor.

- Avrupa turizminde öne çıkan eğilimlerden birisi ise yöresel yemekler konusunda yaşanıyor. Farklı ülkelerin, farklı bölgelerin yemeklerini öğrenmek ve bu yemekleri yerel halk ile birlikte yemek üzerine olan talepleri değerlendiren firmalar çeşitli arayışlara girmiş bulunuyor. Belçika merkezli bir firma internet üzerinden “yerel halk gibi yaşa” ilkesiyle hareket ederek rezervasyonlar yapıyor ve siteye kayıtlı yöresel mutfaklarla o bölgeyi ziyaret etmek isteyenleri buluşturuyor. Site, turistlerin tatil yaptıkları bölgede ev yemekleri yapan mekanları keşfedip yer ayırtmalarına, hatta talep gören bölgelere özel yemek turları yapılmasına, yemek kursları düzenlenmesine olanak tanıyor. Önümüzdeki yıllarda Avrupa turizminde yalnızca yemek kültürü için yapılan paket turların sayısının artması bekleniyor.

- Ortadoğu’da yıllardır hüküm süren çatışma ortamına karşın bazı ülkelere olan ziyaretçi artışı raporun belki de en ilginç başlıklarından birisi. Bölgedeki turizm hareketi 2013’te yüzde 3.2, 2014’te ise yüzde 3.9 büyümüş durumda. 2015’teki büyüme beklentisi ise yüzde 4.8 olarak öngörülüyor. Dubai, Beyrut gibi kentlerin düzenledikleri ve yüksek gelirli turistlerin takip ettiği “moda haftaları”nın bu artışta önemli etkiye sahip olduğu vurgulanıyor.

 

Galeri